YENİ YÖK YASA TASLAĞI DEĞERLENDİRME TOPLANTISINA KATILDIK
22 Kasım 2012 günü Yök Konferans Salonunda yapılan Yeni Yükseköğretim Yasa Taslağı - Değerlendirme Toplantısına sendikamızın görüşlerini açıklamak üzere Genel Sekreterimiz Erdinç Toptaş katıldı.60 sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katıldığı değerlendirme toplantısında sendikamızın taslakla ilgili görüşlerini Erdinç Toptaş açıkladı.Toptaş,
"Sayın Başkan, sivil toplumun değerli temsilcileri heyetinizi saygıyla selamlıyorum.Değerli katılımcılar, akademisyenlik, pahalı, emek ve sabır isteyen uzmanlığa dayalı bir meslektir. Bu yüzden akademisyen, yıllarını vererek öğrendiği uzmanlık alanında, kendi görevini icra etmeli, araştırma, eğitim öğretim ve topluma hizmet sunmalıdır. Akademisyenlerin idarecilik ve yöneticilik pozisyonlarına getirilmesi, temelde bir kaynak israfı olarak düşünülmelidir. Bu kaynak israfının en az seviyede tutulabilmesi için, üniversitenin her kademesinde idareci ve yönetici olarak seçilecek veya atanacak kişilerin sadece belli bir akademik unvana sahip olmasının yeterli olamayacağı açıktır. Unvanlar ve diplomalar belli bir alana mahsus olduğundan, yönetici ve idareci olacak kişilerin, yeterli şart olarak, iletişim, yönetim, finans muhasebe, insan kaynakları, bilişim ve yönetişim alanlarında da asgari düzeyde bilgi sahibi olmaları gerekir. Üst yönetim, üniversitede idareci ve yönetici olmak isteyen akademisyenler için bu tür kurslar düzenleyebilmeli ve insan kaynakları alanında uzman kişiler ve psikolog, psikiyatristler tarafından bu kurslar verilmelidir. Üniversitede yöneticilik ve idareciliğe uygun kişilerin bir havuzu oluşturulmalı ve o havuzdan yönetici seçilmelidir. Ayrıca yöneticilik ve idarecilik yapmak isteyen bu işe uygun olan kimseler için bir yöneticilik kariyeri basamakları oluşturulmalıdır. Kişi, bu basamaklardan geçerek üst düzey yönetimlere gelebilmelidir. Bu konuda yeterliliğin olup olmadığı belgeler, sertifikalar veya mülakat tekniğiyle ölçülmelidir. Ayrıca bu kişilerin mizaç, karakter ve kişilik bakımından yöneticiliğe uygun olup olmadıkları veya psikolojik sağlıklarının yöneticilik için yeterli olup olmadığının da bir şekilde ölçülmesi gerekir. Özerkliğe ve kendi kendine yönetimi isteyen bir kurumun bu hususu göz ardı etmesi, kendi içinde çelişkili bir durum oluşturacaktır.
Üniversitede idari işlerin yönetimi ile akademik işlerin yönetimi ayrıştırılmalı ve paralel bir yapılanma olmalıdır. Genel sekreterin görevi, işletmelerdeki baş yönetici (CEO) kişinin bilgi, beceri ve yetkinlikleriyle benzer olmalıdır. Genel sekreter etkin yöneticilik yaparken, rektör ağırlıklı olarak akademik işlerden sorumlu olmalı ve üniversiteyi daha ileriye taşıyacak liderlik fonksiyonlarını üstlenmelidir. Fakültede yöneticilik fonksiyonları daha çok sekreterde, liderlik fonksiyonları ise dekanda olmalıdır. Bu açıdan üst düzey görevlere aday adayı olacak kişilerde bu tip özelliklerin olup olmadığı araştırılmalıdır. Belirtilen bu hususlar, yasa taslağında, rektör ve genel sekreterin görevleri kısmında açık ve net olarak ortaya konulmalıdır.
Bir başka önemli husus, günümüzde bireysel bilim yapma dönemi, yerini takım ve ekip ruhuna dayanan kolektif bilim anlayışına bırakmıştır. Ayrıca bilimsel üretim, yenileşme, buluş, keşif ve patent üretimi takım çalışmalarına bağımlı hale gelmiştir. Araştırma ekiplerinde bireysel parlak bilim insanlarının bulunması gerekli ama yeterli değildir. Bu insanlar takımlar halinde organize olup ekip ruhu ile çalışmalıdırlar. Mevcut yapıda bölümlerde herkes, kendi istediği konuda çalışabilmekte ve ortaya konulan yayınlar, bir sorunu çözmeye veya tanımlamaya yönelik olamamaktadır. Üniversitelerimizde hâlâ bireysel ve yığınsal kümelenmelerin olduğu, ama takım ve ekip ruhunun olmadığı araştırmalar yapılıyor. Bu verimsizliğe son verecek tedbirler, mutlaka yeni yasaya konulmalıdır. insanlarının takım oluşturmalarını teşvik edici maddeler de yeni yasaya konulmalıdır.
Üniversitelerin etkin ve sağlıklı yönetimi için, üniversite rektörü değiştiğinde rektörlüğe bağlı üst birimlerin sorumlularının da değişmesi gerekir. Bunun için var olan maddeler, aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmelidir.Değerli katılımcılar izninizle burada bir kaç öneride bulunmak istiyorum.
Bize göre rektörün görev süresi 6 yıl olmalıdır. Dekan seçimleri, rektörlük seçimi ve atamasının hemen arkasından yapılmalıdır. Rektörün süresi dolduğunda veya yeni rektör atandığında, genel sekreter, daire başkanları, dekanlar, enstitü ve konservatuvar müdürleri, meslek yüksekokulu müdürleri, başhekim, araştırma uygulama merkezi müdürlerinin ve yardımcılarının görevi, rektörün kendi çalışma ekibini kurabilmesi için kendiliğinden sona ermelidir. Dekanın görevi sona erdiğinde de, fakülte kurullarının, yönetim kurullarının ve bölüm başkanlarının da görevi kendiliğinden sona erer. Dekan seçiminin veya atamasının ardından, fakülte kurulu, yönetim kurulu ve bölüm başkanlıklarının seçimi yenilenmelidir.
Üniversitelerin araştırma ve geliştirme faaliyetlerine kaynak sağlamak üzere, kurulun bütçesine, ülkemizde oynanan her türlü şans oyunlarından, Milli Piyango İdaresi gelirlerinden, at yarışlarından, futbol ve eğlence gelirlerinden Maliye Bakanlığı ve Bakanlar Kurulu kararıyla belli bir yüzdelik dilim gelir olarak aktarılmalıdır. Bu gelirin yükseköğretim kurumlarına nasıl paylaştırılacağı veya kullandırtılacağı, kurul tarafından hazırlanacak ayrı bir yönetmelikle belirlenmelidir.
Üniversitelerarası kurulun yaptığı doçentlik sınavında sözlü aşaması kaldırılmalı,onun yerine yayın sayısı ve akademik etki değerlendirme puanları zenginleştirilmelidir.
Lisansüstü eğitim yapan öğrencilere en azından asgari ücret maaşı ödenmelidir.
Eğitim fakülteleri kaldırılarak, ya öğretmenlik akademisine veya lisansüstü eğitim yapan eğitim bilimleri enstitülerine dönüştürülmelidir. Fen, edebiyat ve mühendislik, teknoloji fakültelerini bitiren öğrenciler, öğretmenlik akademisine giderek, orada lisansüstü formasyon eğitimlerini aldıktan sonra öğretmenlik sınavlarına hazırlanmalılar.
Eğitim, öğretim ağırlıklı ve araştırma ağırlıklı bölümler ve fakülteler ayrımı getirilmeli. Ona göre her fakülte ve bölüm kendini yeniden yapılandırmalıdır."diyerek konuşmalarını tamamladı.
Yeni Yasa Taslağı ile ilgili sendikamızın değerlendirmelerine YÖK'ün
http://yeniyasa.yok.gov.tr/files/62cd55f94ff45db34b43729e9394f5eb..pdf
adresinden ulaşılabilir.
Eklenme : 26 Kasım 2012